Sayfa İçindekiler
ToggleBel fıtığı, toplumda en sık karşılaştığımız ağrı nedenlerinden biri. Özellikle uzun süre masa başında çalışanlar, ağır kaldıranlar veya tekrarlayan hareketlere maruz kalan kişilerde omurgadaki disklerin yapısının bozulmasıyla ortaya çıkar. Bu bozulma sinirlere baskı yaparak belden bacağa yayılan şiddetli ağrıya, uyuşukluk ya da güçsüzlüğe yol açabilir.
Geleneksel tedavi seçenekleri arasında istirahat, ilaçlar, fizik tedavi, enjeksiyonlar ve cerrahi bulunur. Ancak son yıllarda, cerrahi dışı ama etkili bir çözüm arayan hastalar için “ozon tedavisi” ön plana çıkıyor. Minimal invaziv (yani kesi gerektirmeyen), genellikle günübirlik uygulanan bu yöntemle, fıtıklaşmış diskin içerisine ve çevresine ozon gazı verilerek hem diskin hacmi azaltılabiliyor hem de inflamasyon kontrol altına alınabiliyor.
Biz de kliniğimizde bu yöntemi görüntüleme eşliğinde, nokta atışı hassasiyetle ve kişiye özel planlamayla uyguluyoruz. Ozon tedavisi, özellikle cerrahi istemeyen ya da cerrahiye uygun olmayan hastalar için önemli bir alternatif sunuyor.
İntervertebral diskin anatomisine baktığımızda dışta fibröz bir kabuk ve içinde yumuşak (pulposis) bir çekirdek olduğunu görürüz. Bir travmaya bağlı olarak dıştaki fibröz kabuk yırtıldığında fıtıklaşma gerçekleşebilir, bu sıklıkla boyun (servikal) ve bel (lumbosakral) seviyelerinde oluşur. Bunun sonucunda içteki yumuşak madde dışarı çıkıp sinir köküne bası yapar, fıtıklaşan bir diskin neden olduğu ağrı bu şekilde gelişir.


Ozon diskektomi, ozon gazının direkt olarak hastalıklı diske enjekte edildiği minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. Bu işlem, disk içerisindeki hidrojen peroksit ve lipit oksidasyonu sonucu oluşan kimyasal reaksiyonlar sayesinde hasar görmüş dokuların küçülmesine ve iltihaplanmanın azalmasına yardımcı olur. Böylelikle, sinir köklerine baskı yapan disk doku azalır ve hastanın ağrısı hafifler.
Ozon (O₃), doğada bulunan güçlü bir oksijen türevidir. Tıbbi ozon tedavisinde ise saf oksijen ile belirli oranlarda karıştırılarak hazırlanan ozon gazı, vücutta bir dizi biyolojik etki oluşturur. Bel fıtığı tedavisinde kullanılan ozonun etkisi birkaç ana mekanizmaya dayanır:
Disk Hacminin Azaltılması (Dehidratasyon Etkisi):
Ozon diskin içine verildiğinde, içerideki su tutucu moleküller (özellikle proteoglikanlar) oksitlenir. Bu da diskin su içeriğinin azalmasına, dolayısıyla hacminin küçülmesine neden olur. Küçülen disk, sinire yaptığı baskıyı azaltır ve ağrı geriler.
Anti-inflamatuar Etki:
Ozon, bölgede biriken iltihabi (inflamatuar) mediyatörleri azaltır. Sitokin salınımını baskılayarak ve antioksidan sistemleri aktive ederek ağrının temel nedenlerinden biri olan inflamasyonu kontrol altına alır.
Ağrı İletiminin Bloke Edilmesi:
Sinir uçlarında asetilkolin ve prostaglandin gibi ağrı iletiminde rol oynayan maddelerin salınımını azaltır. Bu da hem ağrının hissedilmesini engeller hem de sinir kökü ödemini azaltarak rahatlama sağlar.
Mikrosirkülasyonun Artması:
Ozon uygulandığı bölgede damarları genişleterek kan akımını artırır. Bu sayede hem dokulara daha fazla oksijen taşınır hem de iyileşme süreci hızlanır.


Ozon tedavisinin başarısı, sadece uygulanan gazdan değil; doğru hasta seçimi, doğru teknik ve doğru takip protokolünden geçer. Kliniğimizde bu süreci adım adım, bireyselleştirilmiş bir şekilde planlıyoruz.
Detaylı fizik muayene ve görüntüleme (MR)
Nörolojik bulguların değerlendirilmesi
İşleme engel olabilecek durumların dışlanması (kan sulandırıcılar, enfeksiyon, vs.)
Eğer hasta uygunsa, işlem günü aç gelmesine gerek yoktur. Genellikle hastaneye yatış gerekmez, işlem sonrası birkaç saat dinlenme sonrası taburcu olunur.
BT (Bilgisayarlı Tomografi) yada skopi eşliğinde, ilgili disk seviyesi tam olarak belirlenir.
İnce bir iğneyle diskin merkezine ilerlenir (intradiskal uygulama).
Bazı hastalarda diskin çevresindeki sinir dokularına da ozon verilir (paradiskal/periradiküler uygulama).
Ozon–oksijen karışımı, düşük hacim ve uygun basınçla enjekte edilir.
İşlem genellikle 15–20 dakika sürer, sedasyon çoğu zaman gerekmez.
Hasta 30–60 dakika kadar klinikte gözlemlenir.
Genellikle günlük yaşama aynı gün veya ertesi gün dönülebilir.
İlk birkaç gün ağrıda geçici artış yaşanabilir, bu normal ve geçicidir.
7–10 gün sonra ilk etki beklenir; maksimum etkinlik 3–6 hafta içinde görülür.
Genellikle tek seans yeterli olur.
Fizik tedavi veya egzersiz desteğiyle etkinlik süresi uzatılır.
Takip sürecinde ağrı seviyesi, nörolojik bulgular ve yaşam kalitesi değerlendirilir.
Kliniğimizde takip protokolleri, hastaya hem güvenli hem de rahat bir iyileşme süreci yaşatmayı hedefler. Gerekli görülürse 6 ay–1 yıl içinde tek seanslık pekiştirme yapılabilir.

Her tedavi yöntemi gibi ozon uygulaması da herkese uygun değildir. Doğru hasta seçimi, başarılı sonuçların en önemli belirleyicisidir.
Ameliyatsız çözüm arayan hastalar
Hafif veya orta düzey disk hernisi olanlar (özellikle sinir kökü basısı olmayan)
Ağrısı 6 haftadan uzun süredir devam eden ve diğer yöntemlere yanıt vermeyen hastalar
İstirahat, fizik tedavi ve ilaçlara rağmen rahatlamayan vakalar
Daha önce cerrahi geçirmiş ama yeniden fıtık gelişmiş hastalar
Cerrahi riski yüksek (ileri yaş, kalp-damar hastalığı olan) bireyler
Hızlı geri dönüş isteyen aktif bireyler (iş yaşamına ara vermek istemeyenler)
İleri düzey disk hernisi (omurilik ya da sinir kökü ciddi basısı varsa)
İdrar kaçırma, ayakta güçsüzlük, bacakta felç gibi ilerlemiş nörolojik bulgular
Sekestre disk (kopmuş disk parçası ile spinal kanalda serbest parça varsa)
Kanama bozukluğu veya aktif antikoagülan tedavi alan hastalar
Enfeksiyon (bölgesel veya sistemik)
G6PD eksikliği (ozona karşı nadir ama ciddi bir metabolik reaksiyon riski)
Gebelik ve emzirme dönemi (literatürde güvenlilik kanıtı kısıtlı)
Her hastayı bireysel olarak değerlendiriyor ve bu kriterlere göre, en uygun tedavi yöntemini planlıyoruz. Uygun olmayan hastalara ise alternatif tedavi seçenekleri sunarak süreci yönlendiriyoruz.
Ozon tedavisi ile ilgili uluslararası literatürde çok sayıda çalışma mevcut. Aşağıda, bel fıtığı tedavisinde ozon uygulamasının etkinliğini ve güvenliğini gösteren güncel, güçlü ve saygın 4 çalışmayı özetledik:
📄 1. Atcı İB ve ark. – 2024, Med Sci Monit
Retrospektif Klinik Çalışma – 149 Hasta
Bu çalışmada, intradiskal ozon tedavisi uygulanan hastalarda 6 ay sonunda ağrı skorlarında (VAS) %70’in üzerinde azalma ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşme (ODI skorları) tespit edildi. Majör bir komplikasyon görülmedi.
Ozon tedavisinin hem etkili hem güvenli olduğunu gösteren güncel Türk çalışmasıdır.
📄 2. Kelekis A ve ark. – 2022, Spine Journal
Randomize Kontrollü Çalışma (Non-inferiority) – 52 Hasta
Bu çalışmada ozon tedavisi, mikrodiskektomi cerrahisi ile karşılaştırıldı. 6 aylık takipte ağrı kontrolü açısından ozonun cerrahiye eşdeğer sonuç verdiği, ancak işlem süresinin çok daha kısa (58 dakika daha az), hastanede kalış süresinin çok daha düşük (ortalama < 4 saat) olduğu gösterildi.
“Cerrahiye alternatif olabilir mi?” sorusuna güçlü bir bilimsel yanıt.
📄 3. Chang MC ve ark. – 2024, J Back Musculoskelet Rehabil
Sistematik Derleme & Meta-analiz – 17 Çalışma, 1600+ Hasta
Bu meta-analiz, intradiskal ozon enjeksiyonlarının ağrı kontrolünde hem steroid enjeksiyonlarına hem de konservatif tedavilere göre daha üstün olduğunu ortaya koydu.
Uzun vadeli başarı oranı, geleneksel enjeksiyon tedavilerine göre yaklaşık 4 kat daha yüksek bulundu.
4. Bisshopp S ve ark. – 2025, J Clin Med
Gerçek Yaşam Verisi – 70 Hasta, 2 Yıl Takip
Bu prospektif çalışmada, ozon tedavisi sonrası yalnızca %47 hastanın 2 yıl içinde cerrahiye ihtiyaç duyduğu belirtildi (kontrol grubunda bu oran %100’dü). Aynı zamanda işlem maliyeti ve hastaneye yatış oranları anlamlı ölçüde azaldı.
Ozon tedavisi, “önce ameliyatsız tedavi” yaklaşımını destekleyen uzun vadeli veriler sunuyor.
Özetle:
Ozon tedavisi, bel fıtığına bağlı ağrıda %70–85 arasında başarı oranına sahiptir.
Cerrahiye benzer etkiyi, çok daha düşük risk ve konforlu bir süreçle sağlayabilir.
Literatür, işlem süresi, maliyet ve iyileşme hızında ozonun avantajlı olduğunu göstermektedir.
Majör komplikasyon oranı %0.5’in altındadır.
Bu bilimsel veriler, doğru hasta seçimiyle uygulandığında ozon tedavisinin güçlü ve güvenilir bir alternatif olduğunu net şekilde ortaya koymaktadır. Kliniğimizde bu yöntemi BT (tomografi) ve skopi eşliğinde, nokta atışı hassasiyetle ve kişiye özel planlamayla uyguluyoruz.
Hayır. İşlem sırasında yalnızca iğne girişinde hafif bir batma hissi olur. Genellikle lokal anestezi yeterlidir.
Çoğu hastada tek seans yeterli olur. Gerekli durumlarda 2 veya 3 seans planlanabilir.
Ozon tedavisinin etkisi kişiden kişiye değişmekle birlikte çoğu hastada ilk 1 hafta içinde ağrılarda azalma görülmeye başlar. Maksimum etki genellikle 3–6 hafta içinde ortaya çıkar ve kalıcı olabilir.
Uygun hastada ve doğru teknikle uygulandığında ozon tedavisinin etkisi 6–12 ay, hatta bazı hastalarda daha uzun sürebilir. Bel kaslarını güçlendirmek ve günlük alışkanlıkları düzeltmek etkinin süresini artırır.
İşlemden genellikle 30–60 dakika sonra ayağa kalkabilir, kısa bir gözlem sürecinin ardından taburcu edilirsiniz. Hastaneye yatış gerekmez; günübirlik, ayaktan yapılan bir işlemdir.
Fıtığın boyutu tek başına belirleyici değildir. Eğer bacakta güç kaybı, idrar kontrolü bozukluğu gibi ciddi nörolojik bulgular yoksa, büyük fıtıklarda bile ozon tedavisi etkili olabilir. Her zaman klinik bulgularla birlikte değerlendirme yapılır.
Evet. Ameliyat sonrası tekrar fıtık gelişen hastalarda ozon tedavisi, ikinci bir cerrahiye gerek kalmadan ağrının kontrol altına alınmasında etkili olabilir. Bu gibi vakalar mutlaka görüntüleme eşliğinde değerlendirilmelidir.
Ozon tedavisi oldukça güvenlidir. En sık görülen yan etki, işlem sonrası birkaç gün sürebilen hafif bir ağrı artışıdır. Enfeksiyon veya sinir hasarı gibi ciddi komplikasyonlar çok nadir görülür. İşlem, steril koşullarda ve deneyimli ellerde uygulandığında risk son derece düşüktür.
Hayır. Ozon tedavisi, her hasta için uygun değildir. İleri sinir kaybı, aktif enfeksiyon, kanama eğilimi, gebelik ve bazı metabolik hastalıklar (örneğin G6PD eksikliği) bu tedaviye engel olabilir. Mutlaka ön değerlendirme yapılması gerekir.
1986 yılında Elbistan’da doğmuştur. 2010 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2015 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Radyoloji ihtisasını aldı. 2015-2017 yılları arasında Tatvan Devlet Hastanesinde zorunlu hizmetini yapmıştır. 2018 yılından itibaren İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Girişimsel Radyoloji alanında çalışmaktadır.
Girişimsel radyolojinin hassasiyetini kullanarak, hastalarımı ameliyatsız, etkili ve bireye özel çözümlerle sağlığına kavuşturmak için her gün daha iyisini yapmaya çalışıyorum.
Randevu Alın
Telefon: 0232 398 3700 İç Hat: 55387
İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi – Girişimsel Radyoloji Kliniği
Uz.Dr. Mehmet Hakan PIÇAK
İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi – Girişimsel Radyoloji Kliniği
0232 398 3700 – İç Hat:55387
info@doktoragri.com
