Uz.Dr.M.Hakan PIÇAK

Uz.Dr.M.Hakan PIÇAK

İstanbul Tıp Fakültesi 2004-2010

İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi Radyoloji İhtisası 2011-2015

Tatvan Devlet Hastanesi 2015-2017

İzmir Ekol Hastanesi 2017

İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi 2018 - halen

Spondilolizis, omurganın pars interartikülaris (omurganın arkasındaki faset eklemlerine katılan küçük bir kemik segmenti) adı verilen parçasında oluşan stres kırığına denir. Bazı durumlarda, stres kırığı, kemiği omurgayı uygun pozisyonda tutamayacak kadar zayıflatır ve omurga yerinden kaymaya başlar. Bu durum spondilolistezis olarak adlandırılır

Çoğunlukla, bu kırık lomber (bel) beşinci omurgada oluşur, ancak bazen dördüncü omurga vertebrasında da görülür. Kırık kemiğin bir tarafında veya her iki yanında oluşabilir.

Pars interartikülaris vertebra'nın en zayıf kısmıdır. Bu nedenle, birçok sporcuda tekrarlayan stres ve aşırı kullanımda yaralanmaya en açık bölümdür.

Spondilolizis her yaştan insanda ortaya çıkabilir, ancak omurgaları hala gelişmekte olduğundan çocuklar ve ergenler en çok duyarlıdır.

Spondilolisteziste,  kırık interartiküleris ayrılır ve yaralanan omurga hemen altındaki omurga üzerinde kaymaya başlar. Çocuklar ve ergenlerde, bu kayma genellikle hızlı büyüme dönemlerinde ortaya çıkmaktadır.

Doktorlar yaygın olarak kayma miktarına bağlı olarak düşük dereceli veya yüksek dereceli spondilolistezis şeklinde tarif eder. Kırık omurganın genişliğinin yüzde 50'sinden fazlası oranında öne doğru kayarsa yüksek derecede kayma meydana gelir. Yüksek dereceli kayma olan hastalarda belirgin ağrı ve sinir yaralanması yaşanabilir ve belirtilerini hafifletmek için cerrahiye ihtiyaç duyulabilir.

Lordoz, boyunda, sırtta ve belde omurganın kavis(eğrilik) derecesini tanımlar. Bu isim ayrıca, etkilenen hastaların lomber veya servikal omurgalarında atipik bir kavis için bir teşhis sonucu olarak da kullanılır.

Normal insan lomber ve servikal bölgeleri, belirli bir derecede lordotik eğrilik gösterir; bu da eğrinin açık tarafının vücudun arka tarafına baktığı anlamına gelir. Bu eğriler, omurga boyunca ağırlık ve şok dağıtmaya yardımcı olmak için gereklidir.

 

Servikal ve lomber bölgedeki sağlıklı lordotik eğrinin kaybedilmesi, çeşitli nedenlerin bir kombinasyonundan kaynaklanabilir. Bazen, özellikle bir olay değil,  sürekli telefon veya bilgisayara bakmak, sürekli belli bir postürde oturmak gibi tekrarlayan, uzun süren eylemler sonucu oluşur. Bu tekrarlayan duruş, zamanla vücuda baskı yapar ve servikal ve lomber lordoz ile ilgili sorunlara yol açabilir. Ligmanetlerde ve disklerde bulunan problemlerde lordoz problemlerinin oluşma şansı çok daha yüksektir.

 

Tedavi esas olarak semptomatik tedavi ile birlikte lordozun nedenine dayanır.

Lordoz, boyunda, sırtta ve belde omurganın kavis(eğrilik) derecesini tanımlar. Bu isim ayrıca, etkilenen hastaların lomber veya servikal omurgalarında atipik bir kavis için bir teşhis sonucu olarak da kullanılır.

Normal insan lomber ve servikal bölgeleri, belirli bir derecede lordotik eğrilik gösterir; bu da eğrinin açık tarafının vücudun arka tarafına baktığı anlamına gelir. Bu eğriler, omurga boyunca ağırlık ve şok dağıtmaya yardımcı olmak için gereklidir.

Lordoz artışı olan hastalarda bu eğriler hafif veya daha ciddi şekilde artmıştır. Çoğu zaman bu durum tek başına bir soruna yol açmaz hatta genellikle bel fıtığı, disk kayması, kas spazmı gibi nedenlere bağlı olarak oluşur. Dolaysıyla altta yatan bir neden olup olmadığı iyi sorgulanmalıdır. Bununla birlikte, ciddi lordoz artışı çeşitli problemlere yol açabilir ve nitelikli bir hekimden değerlendirilmesi önerilir.

 

Özellikle lomber lordoz artışı, bel bölgesinde ağrıya neden olabilir ve kişinin hareketlerini kısıtlayabilir. 

Oksijen vücudunuz ve sağlınız için en önemli besindir. İnsan vücudu yemeksiz haftalarca, susuz  günlerce yaşayabilir ama oksijensiz sadece birkaç dakika dayanabilir. Vücudun her bir hücresi enerji üretebilmek, vücudu toksinlerden arındırmak ve sağlıklı hücreleri koruyabilmek için devamlı bir oksijen desteğine ihtiyaç duyar. 

Lomber disk hernisi (bel fıtığı) olan birçok insan için invazif cerrahi nadiren bir tedavi seçeneği olur, yine de fıtığa sıklıkla eşlik eden şiddetli ağrıyı azaltmaz. Ancak, artık bu konuda ümit verici gelişmeler var. Bazı araştırmacılar cerrahi kadar etkili olabilecek ve komplikasyonları olmayan cerrahi-dışı bir seçenek üzerinde çalışıyorlar – oksijen-ozon enjeksiyonları.