Selülitte Ozon Tedavisi

May 06

Selülit, yani tıbbi adıyla ödemli-fibrosklerotik pannikülopati, sıklıkla kadınlarda görülen bir yağ hücresi (adiposit) bozukluğudur. Yağ dokusundaki bu bozukluğun sebepleri arasında birçok genetik, ailevi, ırkla ilgili faktörlerin yanı sıra ergenlik dönemindeki hormonal değişimler, gebelik ve doğum, hormon bozuklukları, doğum kontrol hapı kullanımı, yaş ve yaşam tarzı yatmaktadır.

Birçok kaynağa göre kadınların %80 ila 95’inde selülit vardır. Ençok etkilenen bölgeler kalçalar ve üst bacaklardır, daha nadir olarak kollar, sırt ve göbekte de görülür. Selülitin ilk evresinde ciltaltı yağ dokusunda mikrodolaşım bozukluğu, ödem ve sıvı birikimi görülür. Bu selülitin ödemli evresidir ve durum ilerledikçe fibrosklerotik selülite dönüşür.

Yağ dokularımız organizma için bir enerji deposu görevi yapar. Her bir yağ hücresi kılcal damarlarla çevrilidir, böylece kan ile sürekli ve yakın bir ilişki halindedir. Sağlıklı yağ dokusunda yağ hücresi yeterince oksijen ve besin alabilir ve hücre atık ürünleri hücre zarı vasıtasıyla kan dolaşımına bırakılır. Bu mekanizmanın bozulması lokal oksijen yetersizliğine (hipoksi), toksik atıkların atılamamasına ve asidoza neden olur, bunun sonucunda da selülit ortaya çıkar. Asidik ortamda oksijen yetersizliği yağ hücrelerinin zarlarını kaplayan bağ dokusunda çoğalmaya neden olarak küçük selülit düğümleri oluşturur (mikronodüller). Yağ hücreleri dejenere olarak gruplar oluşturur ve bağ dokusundan zengin, sert kümeler haline gelir (makronodüller). Bu sert kümeler, kan dolaşımını ve lenfatik dolaşımı engeller ve yağ hücrelerinin kalsifikasyonuna (kireçlenmesine) neden olur. Ödemli fibrosklerotik pannikülopati yani selülit, kılcal damarların yapısının bozulması ve lenf damarlarında genişleme ve lenfödem şeklinde kendini gösteren lenf bozuklukları ile karakterizedir. Selülitin ilk evrelerinde ciltte görülen kozmetik etkiler “portakal kabuğu” görünümü olarak adlandırdığımız belli belirsiz kabartıların oluşmasıdır, durum ilerledikçe bu görüntü “üzüm salkımı” şeklinde kendini belli eder.

Sonuç olarak, selülit gelişiminin asıl mekanizması ödeme neden olan mikrodolaşım bozukluğudur, ve bu bir kısır döngü şeklinde dolaşımı daha da çok bozar.

Selülit tedavisi aşağıdaki temellere dayanmalıdır:

  • 1.       Altta yatan sebebin ortadan kaldırılması
  • 2.       Hastalığa neden olan patogenetik mekanizmaların ortadan kaldırılması
  • 3.       Görüntünün ve sonuçlarının düzeltilmesi.

Tüm bunlar ozon ile başarılı şekilde çözümlenebilir.

Selülit tedavisine erken evrelerde, henüz daha hafif bir kozmetik problem iken başlamak en mantıklısıdır. Bu durumda ozon tek başına bir tedavi olarak kullanılabilir ve güzel bir kozmetik etki için ciltaltı ozon enjeksiyonları şeklinde birkaç tedavi yeterli olacaktır. Daha ileri vakalarda, selülit terapisi programı lokal ozon tedavisi ile (ciltaltı ozon enjeksiyonları, masaj ve ozonlu yağ ile sarmak) sistemik ozon tedavisini (damar içinden ozonlanmış solüsyonlar ve hastanın kendi kanını vermek) kombine ederek daha belirgin ve kalıcı sonuçlar sağlamaktadır. Parenteral (damardan ) uygulanan tedaviler hormonal altyapıyı düzelterek protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını düzenler, stres ve kronik yorgunluğun sonuçlarını ortadan kaldırır, sinir sisteminin uyarılma ve inhibisyonunu dengeler ve tüm organizmanın oksijen desteğini arttırır.

Tedavi yöntemleri,  selülitin evresi ve şekline, etkilenen yüzeye, yaşa, eşlik eden patolojiye, organizmanın bireysel özelliklerine göre (ağrıya duyarlılık, vb)bireye özel olarak belirlenir. Genel olarak tedavi haftada 1-3 olacak şekilde belirli sayıda seanstan (10 ila 20 seans) oluşur. Ozon gazı, uzunluğu 4 veya 13 mm olan özel iğnelerle ciltaltı dokuya verilir. Tedavinin sonuçları 3-5 seanstan itibaren kendini gösterir, hasta bacaklarında hafifleme, görüntüde ve ödemde düzelme olduğunu farkeder. İlerleyen seanslarda portakal kabuğu görüntüsü kaybolur ve ciltaltı yağ dokusu kalınlığı azalır. 

Ozon tedavisiyle yağlı katmanlarda hızlı bir azalma görülür, yağlı doku daha homojen ve sıkı hale gelir. Vücut kontürlerinde (yüz ovali, gıdı bölgesi, meme, kalça ve basen bölgesi, ayak bilekleri, dizler) belirgin bir düzelme olur ( cerrahi olmayan liposuction – cerrahi olmayan figür restorasyonu).

Ozon, genel zayıflama ve diyet ile giderilemeyen özellikle alt karın ve göbek bölgesindeki yağlanmanın hızla giderilmesine yardımcı olur.

 

Kural olarak, selülit kendi başına bir hastalık değildir, organizmanın zehirlenmesine bağlı asıl hastalığın açığa çıkma şeklidir. Bu nedenle, sebebi ortadan kaldırmadan sonucu tedavi etmek mümkün değildir. Organizmada kompleks bir etki yaratan ozon, moleküler, hücresel ve sistemik seviyelerde etki ederek hem hastalığın gerçek sebebini hem de bunun sonuçlarını (selülit gibi) tedavi etmektedir. Ozon tedavisinin etkileri, geleneksel yöntemler gibi sadece 1-2 ay değil 6 ila 12 ay sürmektedir. Böylece ozon sadece geçici bir kozmetik etki sağlamakla kalmaz aynı zamanda selüliti tedavi de eder. 

Okunma 3975 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 19 Aralık 2016 09:49
Uz.Dr.M.Hakan PIÇAK

İstanbul Tıp Fakültesi 2004-2010

İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi Radyoloji İhtisası 2011-2015

Tatvan Devlet Hastanesi 2015-2017

İzmir Ekol Hastanesi 2017

İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi 2018 - halen

Web site: www.doktoragri.com

2 yorum

  • Yorum Linki MatMilm Çarşamba, 29 Ocak 2020 23:12 yazan MatMilm

    Viagra Pour Bebe [url=http://cialibuy.com]Cialis[/url] Acticin Quick Shipping Cialis Viagra With Prescription In Usa

  • Yorum Linki MatMilm Çarşamba, 29 Ocak 2020 06:39 yazan MatMilm

    Cephalexin Strep Throat [url=http://buyciaonlinex.com]cialis 20mg price at walmart[/url] Cialis 5 Mg Generika Cialis Priligy And Viagra Together

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.